Ömrümün buğulu yıllarındayım. Odam yalnızlığın siyah sis karanlıklarında mahkum. Yorgunluklarım fakir düşürüyor mecalimi; umudum ise zamanın hızlı koşmasından besleniyor.
Adımlarımdan iz bırakmadan geçmişimin sokaklarında yürümek istiyorum.
Yıkılan duvarlar var önümde engel oluşturuyor, örmeliyim.
Taşların altında ezilen, yapraklarından soyunan papatyalardan özür dilemeliyim.
Elinde sapanla geleceğimin aydınlıklarını taşlarken, belki çocukluğuma denk gelirim. Gözlerine baka baka hesap sormak istiyorum. Bazı cümlelerim yükseldiğinde sinir arşına, tokatlayacağım. Şefkate muhtaçlığını hissettirirse, başını okşarım; ama hep bir kırgınlık içerisinde olduğumu yüzünü tırmalaya tırmalaya söyleyeceğim.
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta