geceyi bekleyen bir yıldız var
rüyalara sızarken kaybolan zaman
gömleğimin cebinde akar.
I.
asfaltın çatlağından süzülen su
lağım lağım, kesif bir kokuyla ele geçirdi şehri
gece, paslı bir örs
zift ve kan arasında ince bir bağ.
yine gittin
uğur böcekleriyle doldurdun ceplerini.
annen buna çok kızacak dedi biri
ama kimse duymadı, kimse
doğduğumda kordonum kesilmedi
fişim çekildi.
bir asansör boşluğuydu beni karşılayan
katlar arası küfrederek inen
süt lekesi kalmış bir bebek battaniyesi gibi
unutuldum, taşranın tozlu bir dolabında
kaburgamda iğreti bir uyarı tabelası
bir devrim artığıdır bu vücut,
yaklaşma!
sessizlik!
herkes gürültünün mektubunu yırtıp atmış
birileri kuliste intihar provası yapıyor
ama replikler unutulmuş
bir günaydın mesajı gibi kırıldı sabah
güneş, karla iş birliği yapıp beyazlattı her yeri
bir kuş ötmeye çalıştı
rüyadan uyanmak sanki bir ceza değil
otomatik güncellemeydi.
tenimi soyundum.
kendi anlamından kaçan bir cümle gibi
dilinden düşen tanrısızlıkla yüzleştim.
bir terminalde karşılaştım onunla
çayın buharında eriyen kırmızı kar tanesi
damakta yanan günah
bir stigma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!