Canından geçmeye hazır bu beden
Sen hala uzak diyarlardasın
Gel dedikçe mesafeler çoğalıyor
Yüreğim sensizliğin cehennemi
Mavisi alınmış gökyüzünün
Her yanım kara duman
Bir düşte sen kursan
Şimdi düşlerde buluşsak
Verim vermez susuz toprağım
Soluk kaldı dalım yaprağım
Uykular küs boş bekler yatağım
Yastığım kokunu kaybetti sen kokmuyor
Artık martılarda uğramaz limanıma
Selamını kondurmuyor dudağıma
Kokunu kaybediyor mesafelerde
Rüzgârlar koklar seni benim yerime
Rüzgâra mı sitem etmeli
Yoksa martının geç kalışına mı?
Bilinçsizce çoğalıyor
Özlem hasret acı ayrılık fayda vermiyor
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta