Kendimi kem gözlere bırakıp diyeceğim,
Eski bir duvar ustası edasıyla
İnce ince yontup sözcük sözcük, diyeceğim
Kara, kara değildir; gridir, göz alıcı mat.
Herkes uyuyordu, işliyordu yeraltı derin
Karaydı, vardı, vesveseydi, su götürmezdi
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



