KARA CEMİL
Kangal ‘ın karakışı bu yıl erken bastırmış, yalnızlık dolu uzun kış gecelerim yeniden başlamıştı.
Karın beyazlığıyla az-boz ağarmaya koyulan karanlık sokaklarda ayaz kol gezmekteydi. Suratımı ustura gibi kesen soğuk bir kış rüzgarı beyaz kar topaklarını savurarak daracık sokaklara saldırıyor, paltomun eteklerini uçuruyor, saçlarımı darmadağın ediyor, yığma taştan yapılmış binaların çatılarında uğulduyor, keskin, ince ıslıklar çalarak karlı ovaya doğru yayılıp gidiyordu.
Atkısına ve paltosuna sımsıkı sarılıp sarmalandığı için kendisini tanıyamadığım biri:
- İyi akşamlar doktor…
Diye seslenerek fırtınaya karışarak kayboldu.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




mini cep kitabi olacak kadar güzel yine bu öykünüz saygideger üstadim..siz tecrübeleriniz dolayisi ile öykü yazmada basari merdivenlerinin en son basamagindasiniz,gayet keyifle okudum listemede almaktan mutlu oldum saygideger üstadim...size en ictenligimle saygilar sunarim...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta