Kar yağıyor yirmi dört saat

İlyas Kaplan
1279

ŞİİR


15

TAKİPÇİ

Kar yağıyor yirmi dört saat

kar yağıyor yirmi dört saat
don tutuyor parmaklarımı
dudaklarıma kelimeler yapışıyor
isyan sancıları baş kaldırıyor
depreşiyor sızlatıyor titretiyor
terk edilmiş aç ve yorgunum
zaten bütün renkleri siliyor kar
kızıl kahverengi mor turuncu
derine kazılı intikam izleri hariç

bir eski türkü dilimde
düşündüklerim dökülüyor aklımdan
odanın soğuk duvarlarına çarpıp kırılıyor nağmeler
nafile bir kar zamanı şimdi
damlardan sarkıyor ince burunlu buzlar
partizan koydum adlarını

saksağanlar sürüleri pencerenin önünden geçiyorlar
soluğunu duyuyorum bahçedeki incir ağacının
dallarına konan saksağanları nazarımı doğrultarak vuruyorum
kaçsınlar kanatlansınlar uçsunlar diye özgürlüğe
başka şehirlere
başka mevsimlere

gizli bir yerde şehrin ahalisi
her dönemeçte
bütün sokaklar beyaz lekelerle işaretlenmiş
nerelerde baykuş uğultularını yutan gece
ayın şifa diye bilinen ışıkları
nerelerde zehri karanlıkların aydınlığı

önce kuduran içimdeki duygular
sonra gözlerim sonra düşüncelerim
cehennemin dibine
mecnunlar leylalar
sevgi ne ki
aşk ne ki
kitaplarda anlatılan manalar ne ki
bile bile kar yağıyor işte şehrin üstüne
yüreğimde bir ateş yanıyor adeta
nefeslerden yükseliyor öfkenin bin türlüsü

kar yağıyor
yağmalanıyor yarım yamalak düşler
umurlarında mı sanki fokurdamayan tencereler
körpe kızların çeyizleri
mehmetler ölüm kavşağında
birilerini sevecek kadar hayattan bihaberler
yirmi dört saat kar yağıyor
çarmıha çakılmış çiviler gibiyim
üşüyorum...

ıslık sesleri duyuyorum
tuhaf ediyorlar adamı
küf gibi yavaş yavaş işliyorlar ciğere dek
kıpırdıyor, yürüyor, büyüyorlar ur gibi...
var olmanın dayanılmaz ağırlığı var içimde
kar yağıyor yirmi dört saat
titriyorum…

redfer

İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 30.7.2018 20:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İlyas Kaplan