Rome Nea’ya Veda
Kırat, vasiyetimdir; sîneme mevtayı gömün,
Mezarım Boğaz’ı görsün, nâzır-ı derya öğün.
Martı çığlıkları sussun, kulağım nida dolsun,
Kaz mezarcı derin kaz, sevdam mülke feda olsun;
Rome Nea’ya kabil bir aşkı gömeceğim.
Dinle ey mezarcı...
Makberim üstünde sarı bir roza açsın,
Kokladıkça ruhuma Rome Nea’yı saçsın.
Eş toprağı derinden, kaz sînemi derin kaz,
Rome Nea’ya kabil bir aşkı gömeceğim, serin kaz.
Rivayetim odur ki; taşım Kule’yi görsün,
Kulağım dalgaların feryadını hep örsün.
Rome Nea zihnimde bu haliyle duracak,
Dalıma basan yâri, kara toprak saracak.
Bak Rome, semanın görkemi sulu gözlü,
Zannetme yağan yağmur; o, aşkın ulu sözlü.
Üzerine dökülen rahmet değil, gözyaşı,
Seni göğe anlatan Rome’nin son savaşı.
Lügatimde sadık kal, vazife-i şinas ol,
Gül üstünde su görsen, Nisan’dan bir enas ol.
Güzelliğini vermeyen o kalbi taş Nea’yı,
Sultan Şehir’e gömüp, bitirdim bu rüyayı.
Bismillah deyip artık mezar taşımı yazdır,
Cahil elifi görse, mertek sanıp da azdır.
Sırdaşım olan kabir, vaktidir artık veda,
Sustu artık içimde yankılanan o eda.
Kayıt Tarihi : 2.10.2007 23:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!