Bir meleğe de ithaf edilebilir bir kanat bir kuşa da, bir uçağa da ya da bir sevdaya da söylenebilir ama en yakışanı bir kuşun, martının kanadıdır.
Öylece durduk yerde kanatlanmaz kuşlar, bir bakışa bir söze bir yüreğe kanatlanır. Kanatlandığı yerde önemlidir. Bir pencere kenarından da kanatlanabilir, bir ağaçtan da, bir yürektende… en eftali bir yürekten kanatlanandır. İşte o zaman nereye konacağını bilir.
Bir sevgiliye ilan-ı aşk ediliverince kanatlanıverir bir kuş o aşkın köklü sevgisiyle semaya, kök ve sema olunca işin içinde elbet o küşün ağzında da bir ‘çınar tohumu’ vardır. İşte tamda ordan (Fesleğen ve sarmaşığın üstünden geçerken) ağzını açar o kuş ve düşüverir fesleğen ve sarmaşığın arasına o tohum…
İyi de o kuş neden ağzını açar yoksa bir SÖYLEYEMEDİĞİ Mİ var?
(bu kadar yeter ordan da başka bir seri öykü çıkar ama NE ZAMAN?)
Not: bu öyküyü anlayan ve buraya kadar gelebilen lütfen Aşk Hikayesi nin altına yorum kısmına ÇINAR yazsın…teşekkürler
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta