Göl, uyanınca ıslanır
harfler. Kuğu, mevsime teğet
geçer...
Teselli bulmaz balkonlarda,
şaire asırlar süren bir lanet
gibi devredilen emanet: Yarasa
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




ŞAİR; gece karanlığında balkonda otururken ,karanlığın
koynunda yarasalar gibi uçuşan kelimelerle o anı , o at-
mosferi anlatmaya çalışır..Bunu anlatmak zorunda değildir
ama,taşıdığı sanatçı ruhu ,a sırlardan beri onun sırtına
yüklenmiş ve yerine getriemeye zorunlu kılmış lânetli
bir görev gibi onu buna zorlar....İçinden bir ses;" hadi yaz!
Yaz! ...Yaz! .."der..ve kelimeler karanlık içinde uçuşan ya-
rasalar gibi şairin beyninde uçuşmaya başlar ..Hele buna
bir de NEY SESİ eklenrse , söylemeden , yazmadan
nasıl dursun k şair?
Tebirkler Vural Bahadır Bayrıl!....07.a2.2020
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta