Dilimin küflü ve çürümüş yanından yazıyorum.
Yüreğimin balta girmemiş ormanlarında kaybolan çocukluğum,
kapı eşiğinde salçalı ekmeğin hasretiyle yanarken
ben, gözyaşının yanağımı nasıl yaktığını öğrendim.
Tüm çocuk yanım ısrarla büyümeyi reddederken büyüdüm
ve kirlendim.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




İçimizde biriken külfetli duyguları gün ışığına çıkaran muazzam dizeler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta