Aşk ateşini iki kişi yakar,
Biri söndürür gider,
Diğeri ise külleri temizler.
Af dilenirsin kapısında,
Ne de olsa onun için değer…
Bil ki, seni suçlu görüyorsa affedebilir,
Önemli olan seni görmesidir.
Bazı konuşmalar, kavgalar, sevdalar;
Sadece aynı şarkıyı dinlemek gibidir.
Önce sözlerle, yeminlerle aşkı mumyalar;
Sonra gidişiyle aşkı öldürür.
Fakat aşk hep var olur.
Dünyan tersine döner
Ve yerden göğe yağar yağmur.
Herkesin bir süper gücü vardır oysa,
Seninki yalnızlık…
Bazı gerçeklerin farkına varmışsındır artık.
Aşk bir alışveriş değil, paylaşımdır.
Çoğu zaman bu paylaşım adil olmaz,
Sen birikimlerini kendi ruhuna yatır.
Hemen güvenme öyle her lafa.
Peşinden koşmak mı?
Peşinden maratona çıkarsın da yetişemezsin ona.
Sen nefesin kesildiğinden durmadın,
Fakat çelmeler çok engelleyiciydi.
Bu gerçektir, yılanlar sokar ve terk eder kişiyi.
Bilmelisin, yanlış kişiye âşık olmak farklı,
Aşkın var olmaması farklı…
Aşk beynin oyunu bazen,
Bazen de hormonal bir salgı…
Teselli verenleri kulağın duymaz,
Yürek virane, hisler harap…
Sevdiğin kız dile düşse yalan olur,
Göze düşse serap…
O, hangi sorumluluğu kaldırdı ki kaldırsın sensizliği.
Layık olup olmama durumundan başka nedir ki sevgi?
Aşk vardı ama aşık yoktu,
Hayatı cebine alıp ilerledin sen de.
Sen yıkıldın, o ise ayaktaydı
Aşk şiddetindeki depremde.
En çok korktuğun şey başına geldi der gibiydi.
Gelişi güzeldi; ama gidişi kötü,
Çünkü gelişigüzel sevmişti.
Ciğerlerin kirletti dumanı,
Onsuzluğun en çok olduğu saatlerde.
Gözyaşlarınla meydan okudun,
İçinde bulunduğun aleve.
Gözyaşların söndürmeye yetmez yanan bu ateşi.
Bir ömür unutmak zor gelir,
Seni bu durumda bırakıp giden kalleşi.
Şubat / 2013
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 09:11:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



