§ Ufuk Gazetesinde neşredilmiştir.
Ayasofyam niçin böyle sessizsin
Yas içinde kalmış kimsesizmisin?
Kalk artık ayağa yükselsin sesin
Şahlan zalimlere vur Ayasofyam
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ayasofya Ağlıyor
Girmesinler o kirli ellerin mundar insanları
Şeytani düşünceli art niyetli soysuzlar toplumu
Karanlığın kölesi siyonizmin havarileri
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Lanet olsun kapalı olarak tutan soytarıya
Tamiratla kiliseye benzeten zavallılara
Olmadık figür resimi ortaya çıkaranlara
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Duysunlar feryadımı büyüklerimize maruzatım
Haydi hep birlikte çoşalım gönül gönüle bizler
Yükselsin minareden nağme nağme ezanlar güzel
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Bunca gaflet umursamazlık neden bilinmezki nur
Uzun zamandır okunmaz rahmetin isminin özü
Deryalara dalan hikmetli insanların dilinden
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Özümüz sözümüzde nefestir her rekatın nuru
Kılınsınki omuz omuza inadına namazlar
Hayal değil gerçek olsun mahşeri alemin gücü
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Açılsın kapılar sonuna kadar dolsun mü`minler
Okunsun dualar ayetler yankılansın etrafa
Huzur dolsunda gönlümüzden gökyüzüne yükselsin
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
İnsanların yüreği kor ateştir sönmez bir türlü
Gülsün yüzler sevinçten göz yaşları aksın durmadan
Damla halinde yanaklardan hıçkırık sesleriyle
Açılsın öksüz olan Ayasofya mabedimizdir
Bahri Çelik
Ayasofya ne yazıkki her gelen kültür bakanı tamirat adı altında ne kadar Hristiyan figür resim varsa ortaya çıkardılar sanki ilerisi için kilise yapılacak yada Bizans sanki tekrar gelecekte gayri Müslimlere bir hazırlık provası gibi değerli üstadım çok güzel muhşem bir eser yazan yüreği kutlar saygılarımla tam puan ekleyerek listemde
Duyarlı yüreğinize sağlık. Güzeldi.
yüreğinize sağlık..on puan diyorum.
Harika dizeler için kutlarım,yüreğine sağlık.Tam puan + Antoloji
Tebrikler Üstad!
Ayasofya melil ve mahzun. Kim bilir mesrur olduğu, ezanlarla şenlendiğ günü görebilecekmiyiz.
Kaleminiz daim olsun hocam!
KALEMİNİZ DAİM OLSUN DİLERİM İBADETE AÇILIR BU GÜZEL MABET..
TEBRİKLER, SAYGILAR..
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta