Gecenin karanlığı ile örttüm
O güzelim çocukluğumun üzerini
Arnavut kaldırımlarında bıraktım çocukluğumu
Şimdi asfalt yollarda topuklu pabuçlarla salınıyorum
Hem de kıpkırmızı
Sormuyorum kendime sorularımı
Öylesine rahat
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Siz değerli şiir yürekli dostlarıma seçici kurul üyelerine çok teşekkür ederim. Bana çok güzel bir bayram sürprizi oldu..
Güne düşen şiirinizi ve sizi çokça kutluyorum Neriman Hanım...
Çok anlamlı ve günün şiiri olmayı hakeden bir şiirdi...Nicelerine inşallah...
Sevgilerimle...
Geçmişin zorluklarıdır insanı güçlendiren ve hayat hazırlayan... Ulaşılan kolaylıklara ve rahat yaşama rağmen özlenir çocukluk yılları.... Saflığı, temizliği, mutluluğuyla....
Şiir, bu temayı çok güzel işlemiş.... Günün Şiiri seçkisinde yer alan şiirinizi ve sizi içtenlikle kutlarım Neriman Hanım.... Daha nicelerine.... Sevgilerimle...
Güne düşen şiiri ve şairi Neriman Hanım'ı canı gönülden kutlarım..
Nicelerine..
Günün şairini ve şiirini kutluyorum beğeniyle okudum. saygılar.
Asıl güzellik hayat dediğimiz yolun, düşe kalka yürünmesinden ve geriye dönülüp bakıldığında hiç pişmanlık duyulmayacak olmasının güzelliğidir ki, her düşüşte dizlerimizdeki yaraların izleri, bize kim olduğumuzu, ne olduğumuzu ve haklılık payımızın ne denli yüksek ve doğru olduğunu hatırlatmasıdır... Tecrübelerimizdir...
Güne düşmeyi hak eden güzel şiirinizi ve sizi yeniden Kutluyorum Neriman Hanım...
Şiiri güne taşıyan seçki kuruluna teşekkür ve Saygılarımla...
Tekrar geldim şiire...
"Güne Yakıştığını" söylemek ve kutlamak için..
Nice başarılı çalışmalara Neriman Hanım...
"Dünden bugüne gelinişin hikayesi şiir...
'Düşe kalka...' Ama hiç pişmanlık duyulmadan... Kaldırımları arşınlayarak, dertlerini paylaşarak o kaldırımlarla...
Çok güzel bir şiir Neriman.. Kutlarım şiirinizi ve sizi..."
Neler neler bıraktık gerilerde en kötüsü çocukluğumuzu insanı alıp götüren bir şiir yüreğinize sağlık
Arnavut kaldırımı sokaklarda kalsa da çocukluklarımız ...
Düşüp dizlerimizi kanatmışızdır hep ve kalmış olsa da izleri, o düşüp kalkmaların eseridir hayata tutuna bilmemizi sağlayan direncimizin mahareti...
Bizi biz yapan yaralardır onlar...
Güzel şiirinizi Kutluyorum Neriman Hanım...
Sevgili Naime hanım kıymetli yorunlarınıza teşekkür ederim saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta