yüreklerin taş kesildiği şehirlerde
rüzgar bile sert eser yüzüne insanın,
gülüşler yarım kalır dudaklarda,
kelimeler üşür, anlamını yitirir.
bir zamanlar umutla bakılan gözler
şimdi cam gibi soğuk,
dokunsan kanatacak kadar keskin,
dokunmasan içini acıtacak kadar uzak.
orada merhamet,
eski bir masal gibi anlatılır fısıltıyla,
kimse inanmaz artık iyiliğin varlığına,
kimse hatırlamaz bir kalbi onarmayı.
oysa insan,
bir avuç şefkatle büyür,
bir damla anlayışla kök salar hayata.
sevgi görmeyen toprak çatlar,
çatlayan yerden sessizlik sızar.
işte böyle zamanlarda
kaçıp gitmek bir korkaklık değildir.
sırtını dönmek bazen
kendine sahip çıkmaktır.
çünkü insan,
her savaşta kalmak zorunda değildir.
her kırgınlıkta susmak,
her haksızlıkta sabretmek
erdem değildir her zaman.
bazen en büyük cesaret
gitmeyi bilmektir.
yorulmuş kalbini
daha fazla taşlaştırmamaktır.
bir kapıdan çıkarken
ardında bıraktığın şey
sadece insanlar değildir.
kırılmış beklentiler,
sönmüş umutlar,
sessiz çığlıklar da kalır orada.
ama sen yürürsün.
ilk adım ağırdır,
ikinci adım acıtır,
üçüncü adımda gözlerin dolar.
sonra bir bakarsın
içindeki yük hafiflemeye başlar.
çünkü kendini korumak
bencillik değil,
hayatta kalma içgüdüsüdür.
çünkü kalbini taşlaştırmadan
uzaklaşabilmek
insan kalabilmektir.
ve bir gün
merhametin yeniden filizlendiği
bir yere varırsın.
gözlerin yumuşak bakışlarla karşılaşır,
sözlerin incitmeden söylenir,
suskunluk bile huzur verir.
o zaman anlarsın,
gitmek bir son değilmiş,
kendine açılan bir başlangıçmış.
yüreklerin taş kesildiği yerden
uzaklaşmak suç değilmiş,
asıl suç,
kendi kalbini de o taşın içine hapsetmekmiş.
ve sen,
kalbini koruduğun için
yeniden sevebileceksin.
yeniden inanabileceksin.
yeniden insan kalabileceksin.
Mustafa Alp
20/02/2025 03.00
Kayıt Tarihi : 18.2.2026 22:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!