Haydi gönül durma, muhabbete koşalım
Hayatı kolaylaştır, perde açılsın coşalım
Sazımın ince teli, vursun yaptığı inşa
Sırlı aynamdan görünen, çözüm bırakan ifşa
Aynanın sırrı indi, görünmeyen yerdeyim
Kılavuzsuz yoldayım sezilmeyen herdeyim
Beni bana bırakma, kaybolduğum imtihan
Dış dünyadan akansa menfi duran şaklaban
Fenotipin etkisi kalem çalmasın sana
Genotipin bozulmaz, silgisiz ömür al sana
Fırtınalar yesen de: ya istiklal, ya ölüm!
Değerlerin mayası, şah damarı ve hüküm
Bir yanım zaman benim, her anımda var mekân
Cehennemim pusu kurdu, bekleyense şeytan
Bir yanım ansız kaldı, konuşansa mekânsız
Cennetime kar yağmaz; güneş, umut ve irfan
Işığın çarpmasından doğan benim gölgemdir
Gizlenmeyen bedenim, haydi şimdi sen söyle
Yol zamandan türeyen, hıza meyleden bir iz
Sürtünmesiz yol alan, âlem gören ruhum giz
Yıldızları topladım, sütten özümü sağdım
Yayık oldum, topak topak can yağını çıkardım
Amansız gölgelerin eteğinde kar kaldım
Gül, kanımda açıldı; Kaf Dağı’nı yardım.
Kayıt Tarihi : 4.2.2026 08:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!