Ye, iç, vur,kır harap et; nasılsa millet öder
İpin ucu elinde; sana kim “dur,yapma “ der?
Yılbaşı yaklaşıyor; çılgınlara gün doğdu
“Aldırma böyle gelmiş; bu dünya böyle gider” *
Ak olarak ne kalmış, içi – dışı kapkara
Zengin sanma kendini sayıp da dolarını;
Unutma ki bu günün vardır bir de yarını!
İki elim ensemde, düşünüp duruyorum
Bilmem işe yarar mı? hayaller kuruyorum:
Hiç kimsenin haram yok, sofrada ki aşında
Mühendis fabrikada, doktor hasta başında....
Bence ise, sadece insanlığa bakmalı...
İnsanlığa ters düşen ne varsa, bırakmalı!
İnsanlık kaybolursa beşer nereye düşer?
Onun için var oldu; bu tabiat, gök ve yer!
Bir zamanlar misyoner, Afrikaya da gitmiş
Oraya bir bakınız, ne kadar hizmet etmiş!
Afrika atasözü, biraz fikir verecek
İşte sonuç diyerek, bize yol gösterecek!
Bize bizden gayrı dost yok, deriz de;
Fakat esas düşmanlar, içimizde!
Ben ona insan derim:
İmanlı hem akıllı...
Hem adil,hem müstekim
Ne mutlu ! Allah Kerim!
Bir kez ayağım kaysa, bin kez yakarsın kına
Seni dost sananların şaşıyorum aklına...
Tuzak kurarken bile, yüzüme gülmektesin
Sen ziyarete değil, yağmaya gemektesin!
Kurtuluş reçetesi, inkarda sanıyorsun;
Bir gün kafan dank eder, korkunç aldanıyorsun!
Birisi bozacıydı,
Birisi de Şıracı
Adalet umuyoruz
Biz onlardan, ne acı!
Zakkum ağacında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!