“Kahr’ı hoş,lütf’u hoş”dost gerek bize
Dâr günde-eyi günde, hemhâl’ciyiz biz
Kusuruna kör’üz,derdi derd bize
Emr’i bâş üstüne,derhâlciyiz biz
Sanma biter şiir’i, biter söz’leri
Can bedende iken der kayaoğlu!
Derman’dan kesilse düşse diz’leri
Herkes’e bir şeyler der kayaoğlu
“Adı’nı anmadan dökmez yürek’ten
Bu kahpe dünya’yı ıslah etmeye
Ne ömr’ümüz yeter,ne takat’ımız
Riya’kar yüz’lere boyun bükmeye
Mümkün mü? Meyl’etsin sadâkat’ımız
“sevmek mecbûr değil ihtiyâriyse”
Ah-ü vâh ile günün geçirir bülbül-ü şeydâ
Gül-i gonca yüreğinde,feryâd-ı figân’dır
Dideleri kurumaz ömr’ü hayatında
Aşk’ını şakırdayan bülbül-ü nâlân’dır
* * * *
Çektiğin dilindendir ey bülbül! Dilinden!
Güz geçti kış bitti,bahar geldi
Güller dikenlerle bezendi
Ayrılıkğın ertesine “vuslat “ dendi
“ Vuslat” ne zaman’dır bülbül hey!
Güle değil aşk’ı gel! bülbül’e sor
Dalında bak! nasıl da nazla sallanır
Ezelinden beridir yüreğinde kor
Demişler ki “ gülü seven dikenine katlanır “
Sabırda mis-al ‘dir bülbül katlanmış
Baş açık, kıç açık, göbeği açık
Eteği kısacık,hep açık saçık
Kiminin kıçında pantol daracık
Orta’lısı,lise’lisi, üniversite’lisi
Uçup gittin yavrum kollarımdan
Bir çırpıda gözden kayboluverdin
Rabbim şifâ versin,dermânından
Banada sabırlar ihsan etsin
Medet diliyordu yaşlı gözleri
Cânan varken, icâzet’e ne hâcet hâce
Cânân’a icâzet haddimize mi? hâce
Cânân’a her dem fedâdır helal ola
Harâm olan cânân’dan ayrı olmaktır hace
* * * * *
Bir cân’ın,cânân’la can’lanması ne güzel
Tanrı fermân etmiş Cibril emine
Al ana kitaptan,dök resullere
Resuller iletsin,mükelleflere
Neylesin resuller,neylesin cibril
Herbiri râm eyler,herbiri ehil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!