Sesin, damarlarıma sızan bir yeraltı ırmağı,
Her harfi şifalı bir bitkinin kökü,
Her sükûtu, dağların göğe uzanan duası.
Yüzün, kayıp bir masalın is mürekkebiyle çizilmiş haritası;
Meryem’in vebali sinmiş o sessizliğe,
Asya’nın koynunda uyanan o ilk sabaha.
Ben, taş ustasına içini döken yaralı bir harabe,
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;
Devamını Oku
Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?
Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,
Vallahi değil;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta