GÜL TENLİ KADIN
Merhaba gül tenli kadın…
Saçlarının kızılı güneşten ödünç alınmış gibi;
dokunsam, sabah olur sanırım.
Gözlerin, bir akşamın en sakin kıyısı;
ben ise içimde fırtınalarla sana yürürüm.
Tenindeki beyazlık, ay ışığında saklı bir sır gibi…
Gece seni gördüğünde, kıskanır karanlığını.
Bilmezsin belki; ben seni ilk gördüğüm günden beri dünyayı ikiye ayırdım:
Bir tarafında sen varsın, öbür tarafında ise sensiz kalan her şey.
Adını kalbime yazdım; silinecek bir harf gibi değil,
ömür boyu taşınacak bir yara gibi.
Çünkü bazı kadınlar sadece sevilmez…
İnsanın içine düşer.
Sen öyle düştün işte gül tenli kadın;
güneşten kızıl saçlarınla, ay ışığında saklı beyazlığınla,
kalbimin en derin yerine.
Ve ben, o günden sonra her sabah güneşe bakarken saçlarının kızılını hatırladım.
Her gece ay doğduğunda, tenindeki o beyazlığı düşündüm.
Sanki gökyüzü seni anlatmak için ikiye bölünmüş gibiydi:
Gündüz güneşin kızılı, gece ayın sessiz ışığı…
Gül tenli kadın, sen bilmezsin…
İnsan bazen bir bakışta, ömrünün geri kalanını bulur.
Ben seni öyle buldum.
Ne bir söz söyledin, ne de bir dokunuş oldu aramızda;
ama kalbim, sanki adını yıllardır biliyormuş gibi sana yürüdü.
Şimdi içimde bir şehir var, sokakları sen kokan;
her köşesinde gül tenli bir hatıra büyüyor.
Ve eğer bir gün ellerin ellerime değerse,
bil ki ben çoktan bütün ömrümü koymuş olacağım o kısa anın içine.
Sonra belki bir gün, rüzgâr saçlarının arasından geçerken
ben yine uzaktan bakarım sana;
çünkü bazı sevgiler, dokunmadan da yaşar.
Gül tenli kadın…
Sen farkında olmadan bir adamın kalbinde bütün mevsimleri değiştirdin.
Sonbaharımı bahara çevirdin, kışımı ısıtan bir güneş oldun.
Adını her düşündüğümde, içimde bir gül açıyor sanki.
Ve bil ki; eğer bir gün bu hikâye sessizce sona erse bile, ben yine de diyeceğim:
"Bir zamanlar; güneşten kızıl saçlı, ay ışığında saklı beyaz tenli bir kadın geçti kalbimden…
Ve ben, onu sevmekten hiç vazgeçmedim."
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 10:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




ŞAİR, kadını bir objeye, güzel bir nesneye ve şehvet
uyandıran bir yosmaya benzetmiş? Yazık? Vallahi çok
yazık? Biz Türk ulusal milleti olarak cümle Kadınlar
bizim şeref tacımızdır.....
.
KADIN: Öncelikle Havva Anamızdır, Türk oğlu Türk neslimizin
kutsal denasıdır. Zemzem Suyunu bulan Hacer'dir. Hz. İsa'yı
doğuran Meryem anadır. Nice Peygamber ve kahramanların
anasıdır. Savaşlarda Kara Fatma, Nene Hatun, Şerife bacıdır.
Halide onbaşı, Gülsüm Yüzbaşı, Özlem Binbaşı ve General
Gülten komutandır??????
Yüce Yaradan Bu vahşi Kapitalizmi kahretsin....
TÜM YORUMLAR (1)