Ey Rami, kışlan ile nice destân yazarsın,
Mihrap gibi kalbimde, târîhinle yaşarsın,
Kütübhâne olurken, devr-i lügatle varsın,
Marifetle yoğrulmuş, vicdanda iz’in vardı.
Eyüpsultan bir sırdır, göklere yükselirken,
Her mü’minin gönlünde duâlar serpilirken,
Gülbanklarla süzülen vakitler devrilirken,
Kabristanlar içinde, duyguda hüzün vardı.
Süleymaniye bakar, her zamân bir sır gibi,
İhtişamı vakarla yoğrulmuş asır gibi,
Mihrâbında eğilen, secdeler nasır gibi,
Kubbesinde yükselen, sonsuz niyazın vardı.
Aksaray aşkı bulup, vakti sarar sükutâ,
Her sokakta bir âh var, düner elbet umuda,
Hanlar içinde kalıp, direnenirken tâgut’â,
Taş üstünde oturan, her fertte gözün vardı.
Ey Vefa, ismin gibi sadâkatle bezendin,
Her çeşmenden dökülen, geçmişine özendin,
Bozacının sesiyle, hatıranın izinden,
Yavaş yavaş geçerken, buz gibi güzün vardı.
Saraçhane içinden, geçmişin yankı olur,
Çekiç sesinde ki aşk, hazan olup savrulur,
Yontulan her demirde vuslattan yankı bulur,
Her kalıpta dövülmüş, hikmetli sözün vardı.
Fatih semti ilimle bezenmiş bir bahçedir,
Mihrapların gölgesi, bir yakut, bir akçedir,
Medreseye özlemle, hayrât olan bohçadır,
Avlusunda sır dolu, mânâlı gizin vardı.
...andelip...
Andelip MehmetKayıt Tarihi : 8.1.2026 10:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Andeliplehece.blogspot.com




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!