Bir Bir Asi'nin kenarına oturmuş
İskender'le yaşıt şehrin adıyım
Nicesiyle doğup sonra batırmış
Medeniyet denen mührün adıyım
Efsane içinden çıkıp da gelen
Kültürü ardına takıp da gelen
Lübnan ellerinden akıp da gelen
Tersine uzanan nehrin adıyım
Pierre Kilisesi'yle bir ilkin
Uzun Çarşısı'yla tarihi mülkün
İlgiyle dolaşıp gezdiği halkın
Antik sokaklarda sihrin adıyım
Habib-i Neccar'da bitmez duayım
İnanç dostluğunda tutmuş mayayım
Hoşgörü, muhabbet, daha sayayım
Üç semavi dinin şirin adıyım
Amanos giydirir yeşil ceketi
Şelaleler sanki köpük buketi
Amik Ovası'nın pür bereketi
Akdeniz mavisi bahrin adıyım
İnsanıyla güzel, cennet burası
Baş tacımdır Kale, seyir terası
Ata meselesi, ecdat mirası
Güneyden yükselen mihrin adıyım
Davud-ı Antaki, tıptaki payım
Sadık Efendi'yle çoğalır sayım
Evvelden ahire bir hafızayım
Neşenin, acının, kahrın adıyım
Dövme çorbasıyla taslara dolan
Kâğıt kebabında kendini bulan
Hatay peyniriyle künefe olan
Avrupa tescilli yerin adıyım
Bana "bir şehirden fazlası" derken
Yakın zamanımda bin zorluk varken
İyi, kötü günde beraber birken
Bu birlikteliğin, bir‘in adıyım
Gündüzde güneşim, gecede ayım
Hem Anadolu'yum hem Trakya'yım
Sor beni halkımdan, sor Hataylı'dan
Ben umudun şehri, ben Antakya'yım!
21.05.2006
Nevzat Bayramoğlu HürdemiKayıt Tarihi : 1.08.2026 09:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Antakya Kültür Sanat Derneği 2026




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!