Kaderin kalemi kanla yazılmış,
Çöllere savrulmuş küllerimiz var.
Vuslat gelmezden mezar kazılmış,
Bükülmez denilen bellerimiz var.
Gözlerin ufkumda sönmeyen fener,
Gülüşün bin türlü derdime değer.
Zalim ayrılık ki ölümden beter,
Lal olmuş mühürlü dillerimiz var.
Güneş doğsa bile günüm karardı,
Saraylar dar geldi gönlüm daraldı.
Ecel bizi bizden apansız aldı,
Hazana uğramış dallarımız var.
Yaralı gönlümün bitmez dumanı,
Gelse de geçse de aşkın zamanı.
Kime anlatayım derdi amanı?
Kırılmış kanadı kollarımız var.
Zemheriye düştü baharım yazım,
Arşa yükseliyor sessiz avazım.
Senden başkasına geçmiyor nazım,
Hicranla boyanmış hallerimiz var.
Kılıçlar parladı kınından çıktı,
Bu ateş cihanı yaktı da yıktı.
Hasret rüzgârı her yanı yıktı,
Kurumuş pınarlar göllerimiz var.
Seni benden alan o kara yerler,
Gidişin ardından hep yalan derler.
Gözden dökülünce bu kanlı terler,
Ağıtlar söyleyen sellerimiz var.
Siyah abam oldu kefenim bana,
Canımı adadım ey yarim sana!
Kavuşmak mahşere kaldı yan yana,
Ateşten gömlekle küllerimiz var.
Vaha idin bana çölün ortasında,
Bir sızı büyür bu can kafesinde.
Her nefes sonuymuş her hevesinde,
Boynu bükük kalan güllerimiz var.
Garip Murat der ki dert katar katar,
Bu sevda yürekte bir ömür yatar.
Vurgun yemiş gemi ummana batar,
Menzile varmayan yollarımız var.
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 17:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!