Ülkünün hilali toprağa düşmüş.
Felek yine bağrımıza ateşin düşmüş.
Koza!nın torunları köyüde yasa bürünmüş.
Bu acı yüreklere ebedi mühür vurmuş.
Ülkü gelin baharında eşini uğurladı.
Kundakta hila’e bütün ğmrünü bağışladı.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




AH KIZIM AH
Ey kızım sözümü dinlersen eğer
Kışta kalsanda sonu yaz olur gider
Sabredip beklemesini bilirsen eğer
Kara günün ömrü de çok erken biter
İyilik et kızım gönül kırıp hemen çevirme. Felek bozmuş düzenimi sende devirme
Geleceğini düşün seni seveni terk etme
Düşersin betaya onlar toz olur gider
Her yaşamın elbet vardır bedeli
Dere geçerken at değişmez nedeni
Yokluk içinde varlıklı gibi görünmeni
Elbet ağır ödersiniz bunun bedelini
Sırkıntıoğlu der’ki dengeler sabit değil
Varlıklı dünyada yaşamada bedeli belli
Yoksuluk suç değil çalışmamak hatalı
Beş parmağın beşide eşit bile değil
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta