Ne badireler atlattın ey İstanbul!
Ne hüzünler çoğaltın ömründe
Ne sevinçler yaşandı bedeninde
Unutulmaz anlar yaşandı masmavi denizde.
Ruhum dolmuş anılarla
Öyle bir aynalar vardır ki; huzurlu
fakat
sen göremessin ruhunu
keşfedemessin bilene..
...içindeki sen
Siper ettiler kendilerini
Çanakkale'nin asi rüzgarına
Dayanamadılar kara,kışa yinede isyan etmediler.
Vurdu birden soğuk,yüzlerine
Perişan oldular o halde
Kanlar döküldü o toprakta
Düşünüyorum geçmiş ile gelecek arasını
Satırlara sığmayan anılarını
Kaybettim hafızamı
Beynim nerde,hafızam nerde?
Bu acıyı yaşıyorum ilk defa
Sahnelediğim bu tiyatro oyununda;
Elveda ediyorum elveda,
Çatlamış ellerimle içimdeki sene,
Ruhumdaki sensizliğe...
Alışmak kolaydı,ayrılmak zor...
Bir pervane gibi ruhumu alıp gidicem uzaklara...
Hücrede bir tek başıma...
Aylardan Temmuz
Saat ondokuz...
Algıladığım bir ses,ne de bir nefes yok!
Sadece içimdeki haykırışların çığlığı var!
O haykırışları ancak ben zihnime kazıyorum...
Bu hilekar zaman geçmek bilmiyor.
Aklım,duygularıma mukayet olamıyor...
Aniden gözlerimi kapadım sonsuzluğa...
Derin bir uykuya daldım ebediyen...
Alıştım gözlerimi kapamaya,
Özgürlüğümle buluşmaya...!
Kraterin içinde masmavi bir Dünya
Simsiyah bir sonbahar...
Boyun büktü ağaçlar hüsranlara...
Durdu deniz! İnatlaştı vapurlarla.
Derinliğe baktıkça;
Çakıl taşlarında yürüye yürüye,
Yaşadığım şehri unutur oldum...
Ateş oldum,su oldum..
Kırgınlıkla doldum.
Gözyaşlarım ağırdan ağıra akarken;
Sessizliğin içine gömülür halim,
Ellerim buz gibi bu zindanda;
Büyüdüğümü göremediğim ellerim,
Çocukluğumu hatırlamadığım bedenim...
Gözlerim büyüdü büyüdü karanlıkta
Ağrılar indi gözyaşlarıma,
Kirpiklerim nemlendi gecelerde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!