Çocukluğun bir düş, gençliğin hayal,
Neyin varsa kapıp kaçıyor zaman.
Yiğitsen bardağı elinden çek al,
Yılları su gibi içiyor zaman.
Dilin, dinin, ırkın, rengin demiyor
Boyun posun yüksek, engin demiyor.
Güzel çirkin, fakir zengin demiyor
Önüne çıkanı biçiyor zaman.
Ömür sermayeni gün gün çalıyor,
Cıs cıbıl bırakıp yola salıyor.
Sana da peşinden bakmak kalıyor
Avcunun içinden uçuyor zaman.
Faydasız üzülmek, kızmak, köpürmek
Son çaren ömrünü onlarla sürmek.
Ne mümkün küreyip silip süpürmek,
Saça, sakala kar saçıyor zaman.
Gün olur tutuşur gönül ocağı,
Kavurur bağrını temmuz sıcağı.
Hayal artık ana baba kucağı,
Ellerin böğründe geçiyor zaman.
Güvenme temelin olsa altından,
Tepene inecek taşlar çatından.
Duymaz mısın ayağının altından,
El'an çatır çatır göçüyor zaman.
Bir noktaya kadar arzun, iraden
Beklenmez sonrası için müsaden.
Düşersin birine dolunca vaden,
Önüne hendekler açıyor zaman.
İmtiyaz yok; sakallı, sarıklı ol,
Geçeceksen sıratı azıklı ol.
Osman Bulut sen de hazırlıklı ol
Bak öteye yolcu seçiyor zaman.
Osman BULUT
18/10/2020
Bahçelievler/Şirinevler
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 00:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!