Yakıp Hoca
bizim köyün imamı Ayvallı Yakıp Hoca
cumadan-cumaya eser-kükrer-yağardı
onbeş tatilden onbeş tatile,
köydeki çocuklara
Suphaneke’den başlayarak sureleri, duaları
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Ah be Yakup Hoca.
Yine ses çıkarmamış.
Fakat şiir sonrası salçalı sulu bir kabak aşı canım istedi. Olayın geçtiği köyde.
Kendi ve yakın yöresi açısından folklorik değeri bulunan Çelikli şiirleri o bölgede kanımca Türkçe ve Edebiyat derslerinde şivenin sevimliliği ve insanlar arasındaki derin bagın dile getirilmesi kapsamında örneklenmelidir.
Sanırım '' Gabak dadı vedi'' sözü Yakıp hocadan sonra söylenmeye başlamış...Gülümseten yüreğe...kalemine tebrikler..
Bizimde köyümüzde bir Muhtad emmi varmış bir gün bir eve yemek saatinde gidiyor ev halkı kalablık muhtat emmide bir yiyor ki ona yetmez evde ki akşama pişen pilav kara kara düşünmüş ev sahibi neyse sofra kurulmuş ev sahibi 'Muhtad emmi sende pilav sevmen yemen ama gel buyur demişler bir kaşık al hiç değilse 'muhtat emmi daha yer mi yok ben sevmem demiş o günden sonra adı Muhtat pilav yemez kalmış annem anlatırdı..çok acımışımdır yıllarca:))) şiirleriniz anımsattı kutlarım saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta