Çiçekli kırlardan elleri var,
Karlı dağlardan omuzları var,
Lacivert geceden gözleri var,
Bakışları güneş güneş, anlatmaya ne hacet?
Titreyen parmakları bembeyaz,
Siyah bir gömlek, yıldızlı bir geceyim bazen,
Ay’ın güzelliği Güneş’i kıskandırırken…
Ben seni düşünüyorum…
Bakmaktan sararmış bir yaşlı pencere,
Mermeri aşınmış hüzünlü göz yaşlarından.
Ne aşklara, nefretlere şahit olmuş bir cefakâr pencere,
Çatlamış, kırılmış insanın celâlli ellerinden.
Yorulmuş, içi kararmış bir solgun pencere,
Ne çocuklar büyüttüm
uykusuzluk, kaygudur adları
Arkandan ne yaşlar döktüm
Atamadım köşeye anıları
Ne çocuklar geçti
O sokak, sesini duyuyorum, evet.
Bana attıkları bakışı duyuyorum.
Zerreler yüzüme çarpıyor, hissediyorum her çarpışı
Ellerim kelepçeli, kalbimde bir ateş
Yanıyor, yakıyor bedenimi
Daralıyor zaman yok mu bir kaçış
Bembeyaz yorganını çekmiş
Sararıp kırışmış elleriyle umay ana
Sanki güneş duruyor gitmemiş
Şeffaf duvardan bakınca yüzü apaçık hâlâ
Ninnisini söylüyor ürkütücü bir makamda
Tatlı bir ölüm var gözlerinde.
Gönlü çeşmeli bir bahçe,
Sözleri o bahçedeki çiçekler.
Hayat kokan teni, toprak toprak...
İçinde bir çocuk var, neşe dolu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!