Denizde bir bulutun öldürdüğü
Japon balıkçısı genç bir adamdı.
Dostlarından dinledim bu türküyü
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı.
Balık tuttuk yiyen ölür.
Elimize değen ölür.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Nazım'ı anlatabilmek için sözcükler yeter mi bilmiyorum. Bu ülkenin güneş gibi parlayan yıldızı bugün bile tartışılıyor. Neden? Buraya yorum diye paçavralarını kusanlar akıllarından şüphe etmeliler...
Burada siyaset yapılacağını zanneden aptallar sussun.
Yazarların politik kimlikleri vardır,ama yazdıkları bunların ötesidir..yazarı değil şiiri okuruz..Şiir güzelse yazanı alkışlarız..Ön yargılardan arınmış,düşündürdüğü,içimizde bıraktığı tatla...Atom bombası atılmasına-Nükleer bulutların insan yaşamını nasıl etkileyeceğine- ve barışın katledilmesine yönelik çok güzel bir barış şiiri..Yüreğine sağlık NAZIM HİKMET..
ya yanlış anlaşılmasın da bişey katmadı tattırmadı bu şiir be
tekerleme gibi,
komşu komşu oğlun geldi mi
falan...
siyasete sarınıp da nazım hikmet şair demeyin ha
iyi tümceler kurabilir bazen ama o zaman
zaman zaman ben de şairimmmm
922 AĞUSTOS AYI ve KADINLARIMIZ
Ayın altında kağnılar gidiyordu.
Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Toprak öyle bitip tükenmez,
dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişmiyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık, kısacıktılar,
ve pırıltılar vardı hasta, kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizliyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Nazım Hikmet RAN
Kuvay_ı Milliye Kurtuluş Savaşı Destanı 7.bapta yer alan ve Ayhan UÇAR hocamın sayfasında yayınladığı benim de hazla seslendirdiğim şiiri yayınlardım Cumhuriyet'imizi kutladığımız şu anlamlı günlerde günün şiirini belirleyenlerden biri olsaydım eğer....
Nazım Hikmet şiirlerini benimseyen ve seslendiren bir kişi olarak günün şiirindeki seçiminizi hiç cezbetmedi bulmadım ve bende aşağıda yorumcu ortağım Ayhan UÇAR hocamın yazmış olduğu yoruma aynen iştirak etmekteyim....
arkadaşlar lütfen günün şiirini seçerken biraz özen gösterelim....
ve yorum yazan arkadaşlar!.... lütfen siyasi görüşlerimizin ardına sığınıp,memleketimizin yetiştirdiği ve dünyanın takdir ettiği güzide bir şiir adamına çamur atmayalım gerçek bir şiirseversek..ne yobaz diye dışlanan Necip Fazıl şiirlerine ne de kominist diye dışlanan Nazım Hikmet'in şiirlerine....her ikisi de memleketimizin yetiştirdiği iki güzide insan ve sanatları takdire şayan....
sorarım ileri_geri konuşan Nazım karşıtlarına!...Allah aşkına kim yazabilmiş ki bir daha Kuvay_ı Milliye_KURTULUŞ SAVAŞI DESTANINI?
okumayan varsa alıp okumalarını öneririm eminim bağnazlıktan kurtulup O'nun sanatını alkışlayacaktır eğer gerçek bir şiir sever iseler....
ruhun şad olsun büyük üstat Nazım Hikmet!
saygılarımla....
Öz akıcı değil,
satırlar arasında anlam bakımından kopukluklar var,
Elbetteki Nazımın da mükemmel şiirleri var,
ki,
bir ikincisi yazılamayacak kadar,
ama doğrusu bu şiir beni alıp götürmedi bir yere,
Okudum,
sonuna geldim,
ama ne yazık ki,
en baştaki gibiyim,
hiç değişmedi duygular...
ne şiir yazmış usta nazım hikmet ran
okumaya doyamadım
hayatıma ilk okudugum siir ve en sevdigim siir
TANRIM....
SÖZ VARMI Kİ
Bu şiir ile ilgili 30 tane yorum bulunmakta