Işıltı, mal, şöhret, ün
Hepsini ihtişam sandım,
Dünya bir oyalanmaydı
Ben de renklere kandım,
Aklım birden savruldu
Tenha gözlerle âleme daldım.
Geç uyandım sahte süslü uykumdan,
Tatlı dillerdeki paslı bıçaklardan,
Tebessümün ardındaki tuzaklardan,
Geçici heveslerin yarışından,
Rütbe takıları parlarken...
Yıldızları takınanı aramayanlardan....
Öfkem neşeye değil,
Ruhları susturan o sahte şenliğe
Öfkem ışığa değil,
O'nu göremeyen gözlerdeki perdeye
Hırs, kibir, makam, alkış
Hepsini zafer saydım,
Kazandım sandıkça eksildim
Yükseldim sandıkça alçaldım,
Bir iz düştü kalbime
O izden özüme vardım.
Geç uyandım sahte süslü uykumdan
Alkış uğruna eğilen başlardan,
Söz verip yarı yolda bırakanlardan,
Masum görünen kirli hesaplardan,
Bir damla suda...
Derya sahibini tanımayanlardan..
Öfkem rüzgâra değil,
Toprağına tutunamayan gevşek köklere
Öfkem kalplere değil,
O'nu karartan hırsın pasına
Rüzgar alsın yükümü
Yağmur yıkasın dünümü
Deniz dindirsin hüznümü..
Bir, bir sıyrılırken üstümden
Dünyanın parlak perdesi
sustukça yankılandı içimde
Hakikatin ince sesi
İzleri gördükçe özüme döndüm
Geçici dünyadan bir bir çözüldüm
İzleri gördükçe özüme döndüm
Geçici dünyadan bir bir çözüldüm
Rüzgâr alsın yükümü
Yağmur yıkasın dünümü
Deniz dindirsin hüznümü
Mehmet Ali Akçayır
Kayıt Tarihi : 14.06.2026 01:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




beğeni ile okudum
dilinize sağlık
TÜM YORUMLAR (1)