temmuz ,yaz mevsimine çok yakışır da
ne zaman geleceği pek belli olmaz
vakitlerin kimi uzun
ve hiç bitmeyecekmiş gibi
bir düş mevsimini bölüverir
en ince yerinden
ıssız patikalarda da
düşebilmeli gölge üzerine temmuzun
bir vaveyla ile parçalanmalı sessizlik
uykunun pembe dehlizlerinde
bin bahane yaratıp
hasreti
çekebilmeli bizi rüyalarının içine
uyumadan önce
hangi yıkık
dışı dökük evin penceresinden
beyaza boyalı duvarının rengin de
kimileri aç
diğerlerinin az yağda pişmiş düşler akar üzerinden
saklamadan yüreklerinin vakur ama en uçarı halini
dışı temmuz gibi kırmızı da
içi şubat ayazı
bir dal mimoza düşer ansızın
gün batımına
hey temmuz güneşi
yık git içinden gelen ne varsa
senin suçun
gönüllerde yer edecek gün batımları
bil ki
çokça tutuklu kalacaksın
akşamların gölgesinde
sonrası mı
cemreler havaya, suya ve toprağa
düştüğü kadar
ruhumuza da değmekte
kayıp zaman kırıntılarından kurtularak
çöken sislere inat
temmuz bir yığın hatıranın ayrıntısında
aşka dair her bir hikaye
siz ki
o beyaz şafaklardan arındırılmış
sizin kırılgan bakışlarınız ihanet etmezler
temmuz gecedir artık
yürüyelim rahatça
çılgınlıkların peşi sıra
aşk şarkıları olacak
bizi hayata bağlayan
gizli bahçelerde
hanımeli kokan yağmurlar
aşklardan suretlere geçecek
sevmek zamanında ıslanan
tenlerimizdir artık
yok şimdi
hep kuytularda aranılacak bakışlar
titreyiş ve çözülüş
bir bir akacak önümüzden
çile çekme sonucu
hüzün biriktiriyoruz hep
iyi ki bir düşteyiz
iyi ki temmuzdayız
redfer
İlyas Kaplan
Kayıt Tarihi : 29.6.2025 00:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
https://www.youtube.com/watch?v=6CiXHZiRR6M




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!