İçi mert olmalı renklerin bile...
Eğri, büğrü moru, alı istemem.
Şifası olmalı cenklerin bile...
Su katılmış sahte balı istemem.
Desek de bu gönül huzuru tatsın !
Yürek acısına çatarsa çatsın !
Elime dikeni batarsa batsın...
Gül yerine kara çalı istemem.
İnsan kalır bazen kor zamanlarda !
Neşe kaçar gider hor zamanlarda !
Tutmak isteyince zor zamanlarda...
Elimde kalacak dalı istemem.
Çirkinin gözünde lense inanmam,
Acemi ustayı yense inanmam,
Şu şöyle olacak dense inanmam...
Gerçeğe dönmeyen falı istemem.
Yüzümü ekşitir gamlar satarım !
Sivri sözlerimle kalbe batarım !
Mutlu olacaksam taşta yatarım...
Altıma çul, döşek, halı istemem.
Yandığı zamanlar aşkın közünde...
Cevher bulunmalı kulun özünde.
Yiğit olmalıdır her bir sözünde...
Kem küm edip duran lalı istemem.
Beni benden edip alacak ise,
İnsani duygumu çalacak ise,
Geriye tasası kalacak ise...
Eksik olsun mülkü, malı istemem.
Dağıldık, kaybolduk, yittik bayağı...
İpek diye giydik yırtık şayağı.
Yalbırdak kalsa da atın ayağı...
Hak eylemediğim nalı istemem.
Çok arızalıdır cihanda düzen...
Bu yüzden fazladır insanı üzen.
Adı dünya olan ummanda yüzen...
Tahtaları çürük salı istemem.
Gün olur gözlerden kalkarsa perde...
Yaşamışım dersin nasıl bir yerde.
Gözümü kapatıp koyarsa derde...
Boş paye, libası şalı istemem.
Cumali yüreğim atarken güm güm...
Toprakta son bulur her türlü öyküm
Cenneti arzular zavallı gönlüm...
Dünyada köşk, saray, yalı istemem.
Kayıt Tarihi : 28.3.2025 09:07:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!