Düştüğü çamurdan usulca kalkarak
Kadere bir sitem eyledi İstanbul
Yaktı gemileri, kendini yakarak
Bir isyan şarkısı söyledi İstanbul
İntihar etmeyi ne kadar istedi
Ömrünün sonunu isyanla süsledi
Ağır adımlarla sırra ilerledi
Boynunu urgana bağladı İstanbul
..
Ey canım! Ayrılık yolu gözüktü
Hoşcakal gözümün nuru İstanbul
Yolun ucundada Bolu gözüktü
Sensin şu gönlümün yâri İstanbul
Boynuma yüklendi aşkının kahrı
Gönlümde tutuşur Fatih'in mührü
Ey benim mübarek kavgamın şehri
Virane ömrümün narı İstanbul
..
Mübarek şehirdi yedi tepeli
Şimdi bataklığa düştü İstanbul
Kızı pantolonlu, oğlu küpeli
Şen ol ağam, şen ol! Coştu İstanbul
Gözyaşını döker Halice Eyüp
Sabırda keramet var elbet deyip
Kendi çağa, çağda kendine uyup
Kendini kendinden aştı İstanbul
..
Zaman ateş olmuş yakıyor seni
Bu yangından sön de ağla İstanbul
Moda cephe almış yıkıyor seni
Gel kendine dön de ağla İstanbul
Geceleri geçtin sabah boğuldun
Eğilmez sanmıştım sende eğildin
Bende biliyorum böyle değildin
Mazimizi an da ağla İstanbul
..