İstanbul misalidir gönlüm; karmaşık
Bazen sükun, bazen nida, bazen sefa
İstanbul misalidir gönlüm; çocuk
Samatya da balonlarım, Eyüp’te çemberim, Eminönü’nde şekerim
İstanbul misalidir gönlüm; genç
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Cahit Külebi 'nin, 'Bilinmeyen' adlı şiirine benzettim yapı olarak:
BİLİNMEYEN
O ki bardağa dökülen şaraptır
(Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır).
O ki sabah erken bir bahçedir
(Çayır kokusudur, serinliktir, muttur).
O ki esen yeldir kar erirken
(Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır).
.......
Saygılar...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta