Bir bayan otuz beş yaşlarında, sürekli gelip gidiyor Kadıköy iskelede..
Bir şeyler anlatıyor yaşantılarından kalan iz bırakan, sanki biri dinlercesine akışkan..
Her zaman ki gibi, bankta oturmuş; seyrediyordum denizi, martıları ve esamisi yitik insanları..
Önümden geçti, tek tek insanlardan fazla sigaranız var mı dilenmeleriyle, savrulmuş bu bayan
Avrupa yakasının tam üstünde çadır olmuş turuncu gökyüzü, martılar benek benek üstüne.. Sokak konseri veriyorlardı; kimliksiz Kızılderili insanlar olağanüstü kimlikli müzikleriyle..
Ara ara önlerindeki kesenin etrafında, dönerek yaptıkları kötülüğü kovan ruhani danslarıyla;
yüzlerce yıl öncesi kıta Amerika’sına, yerli kabile törenin içine gidiyor insan bir anda..
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta