Bu akşam yine efkarlı Deniz öyle sessiz
Kız kulesi öksüz kalmış Galata kimsesiz
Vapurlar yorgun yanaşır içimde bir sızı
Sanki bu koca şehirde yitirdim yıldızı
Üsküdar'da bir bankta hayalinle baş başa
Adını kazımışım toprağa suya taşa
Rüzgar boğazdan Eser de saçlarını savurmaz
Senden uzak bu şehirde kalbim huzur bulmaz
Erguvanlar boyun bükmüş aşkımızın yasından
Bir yudum su içemem şu gönül tasından
Martıların çığlığı feryadımın yankısı
Bitmedi içimde şu ayrılığın şarkısı
Ey İstanbul sen şahitsin bu sevda çok derindir
Bu sokaklar bu evler her köşe senindir
Yağmur yağar üstüme gözyaşım karışır yere
Seni sevmek bu şehirde benzer ölmeye bin kere
Güneş batar asilce Mehtap doğar üstüme
Seni benden alan şehir sığmaz hiçbir kelimeye
İstanbul aşk olsa da sensiz sadece bir taş
Gözlerim de dinmiyor dinmiyor o kanlı yaş
Yürüyorum karaköy'e adımlarım ağırlaşıyor
Sanki her sokak başında gölgen bana ulaşıyor
Vapur düdüğü değil bu gönlümün feryadıdır
Seni İstanbul'da beklemek ömrün diğer adıdır
Boğazın derin suları saklar mı sırlarımızı
Kimseler bilmez bizim o sessiz ahımızı
Çay koydum demliğinden karşımda boş bir sandalye
Şu koca İstanbul'u değişmem senin bir tek sözüne
Gece inerken şehre bir tulum sesi başlar
Süzülür yanaklarımdan saklayamadığım yaşlar
Hangi gemi getirir seni hangi rüzgar estirir
Bu şehir sensiz ancak içimde dert kestirir
Söz verdim martılara seni yine seveceğim
Gerekirse bu şehirde yolunda öleceğim
Ey yar İstanbul şahit kalbim senin yurdundur
Bu aşkın son durağı yine senin kucağındır.
Kayıt Tarihi : 13.06.2026 21:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!