İstanbul derin lügat, o ne büyük mânâdır
Zemheri bahçesinde açan gül-i rânâdır
Bir tablodur İstanbul; baharında, güzünde
Bütün güzellikleri birleştirmiş özünde
İstanbul, güzellerin kalbini yoklayandır
Hayatın sırlarını içinde saklayandır
İstanbul dendiğinde hissiyat kalkar şaha
Bu şehre âşık olan ayrılamaz bir daha
İstanbul kafeste kuş, bülbül misali öten
Onlarca hükümdara odur yârenlik eden
Asya'yla Avrupa'yı birleştiren köprüdür
Üzerinden attığı Bizanslının kibridir
Türkiye bir bedendir, İstanbul içinde can
Yaşayan bir tarihtir cami, çeşme, saray, han...
İstanbul hakikattir, gayrisi hep yalandır
O ki bedeni aşıp kalplere yol bulandır
İstanbul'da yaşamak talihtir, imtiyazdır
Üstünde yaşamaya yüz sene bile azdır
Fatih'in emaneti, hisarlarda bir burçtur
İstanbul serlevhadır, hem sebep hem sonuçtur
Yahya Kemal'e "Aziz", Necip Fazıl'a "Can"dır
İstanbul gençlik çağı, büyük bir heyecandır
Yedi tepe üstünde hayatın incisidir
Güzellik yarışında dünya birincisidir
Sadra şifa vermekte kubbeler, minareler...
İstanbul'dan uzakta iyileşmez yareler
İstanbul nikâhımız, ebedî Türk vatanı...
Ona sahip çıkmazsan incitirsin atanı
Bolluk ve berekettir, bir ebr-i nisandır o!
Cenab-ı Hakk'tan bize büyük bir ihsandır o!
Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 23.3.2025 01:10:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (1)