Tenha çöldeki refah-ı cennet,
Evvelsiz tepelerin ardındaki rafet...
Sis kadar sessiz, iz kadar net;
Küçük göldeki çaresiz iffet.
Bilir misin bu serap niye sus pus?
Ey kağıt, özür dilerim senden;
Sır çıktı beridir, korunan ezelden.
İkimiz değiliz artık sade sırdaş;
Üç kişi bildi, ölene kadar naş...
Dosta söyledim, unutmaz ilerledikçe yaş,
Of, söyleyemiyorum aşkımı!
Alamıyorum senden bakışımı.
Düğümleniyor dilim;
Tek umudum sana kalan:
Fark etmen aşkımı...
Ey ateş ateş yanan kan,
Hangi harpte yandın buram buram?
Cephede, siperde mi fitil,
Yoksa ruhta mıdır bu tutam?
Ey Türk'ün kesilmeyen ülküsü,
Bugün yine duruyorum masamda,
Yelkovan duruyor; ne ileri gidiyor ne geri.
Kalemi elime aldığım anda,
Elimde buluyorum yüzülmüş deri.
Düşündüm, düşünüyorum her şeyi;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!