MAHLÛKAT ETTi SANIR
Kul hakkına girenler sevinmesin boş yere,
Ya davarına kene, ya mahsulüne pire,
Musallat eder Mevlâ, haram lokmaya fare,
Garip kulun hakkını mahlûkat ile alır,
MAHO AĞALAR
Bu devirde uyanık geçinse de maholar,
Vekalet verildi mi palazlanır Bilolar,
Zaman gelir olaya el koyar salakolar,
Kendini dışarıda bulur Maho ağalar.
MAHRUM EYLEME
Biz naçar kullarız biz naçar kullarını
Cennet cemalinden mahrum eyleme
Yüzüme vurarak hatalarımı
Cennet cemalinden mahrum eyleme
MAHŞERDE
Öyle bir garip düzen kurulmuş ki her yerde,
Pencere açık amma sözde kapalı perde,
Yaralardan kan akar derman varmıy dı derde,
Gün yüzüne çıkacak ayan beyan mahşerde.
MAHŞERDE HESAPLAR SİZ EDEPSİZDEN
Buyurun ha emri vaki buyurun,
Yaptığınız zulmü hakk'a duyurun,
Dürüstlüğün yakasını koyurun,
Karnınızı sırtımızdan doyurun,
MAHŞERE KALSIN
Gidenin arkasından oturupta ağlama,
Belki döner diyerek ümidini bağlama.
Zerre kadar sevseydi bırakıpta gitmezdi,
Boynu bükük bırakıp yuvayı terk etmezdi.
MAHSULATIM VAR BENİM
Kaf dağının sırtında, bin beşyüz dönüm tarla,
Sahibiyim abiler, harmanım dersen gırla,
Elli biçer biçiyor, hububat beşyüz tırla,
Taşınıyor; tonlarca mahsulatım var benim.
MAKAMA ARZUHAL
Dile getiriyor kurbani Demir,
Ne tarafa dönsen çamur ile kir,
Sayın yetkililer buyurun emir,
Personeller sıvasınlar kolları,
Yenilesin altyapıyı yolları,
MAKAMA ARZUHAL 2
GÖLE'nin halini alarak ele,
Yardım istemiştim cevap gelmedi.
Başkana, vali'ye, vekile, bile,
Arz ettim konuyu cevap gelmedi.
MAL BEYANI 2
O kadar zenginim ki, üç deniz'im bir karam,
Gök yüzünde güneş'im ay-yıldız'ım var benim.
Tenekeler dolusu, kırık dökük makaram,
Üzeri küf bağlamış çuvaldız'ım var benim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!