Demir atmışım acılara ben
Fırtınalar inan sökmez bana
Mutluluk rüzgarı açmaz yelken
Gülmenin limanı yasak bana
Gönlümün rotası paramparça
Demirler atmışım acılara ben
Fırtınalar inan sökmüyor bana
Mutluluk rüzgarı açmıyor yelken
Gülmenin limanı yasakmış bana
Gönlüm rotasından çıkmış gidiyor
Yüz üstü Bırakıp gidersen beni
Vallahi sözüm var yaşatmam seni
Çekemem ardından yası kederi
Yatarım mapusta vururum seni
Aklından geçirme kaçıp gitmeyi
Kaderin cilvesi gelir bulur
Kelepçe koluna düz oturur
Dört duvar seninle yoldaş olur
Mutluluk içerde son bulur
Duvarı rutubet nemi beter
Hangi derdi anlatsam dilim yanar
Harfler yetmez oldu yeter sandım
Sayfa sayfa yazdığım elim kanar
Yazan kalem usandı ben usandım
Bedel ödedi ömrüm gitti serden
Alacağın olsun vermedin rahat
Senin bu yaptığın oldumu felek
Düşürdün dillere zay oldu emek
Yaz bunu kenara yaz bunu felek
Kalmadı dermanım canım çıkacak
Sana sövüp saymaktan usanmadım
Dilim bıçak oldu nefret doğradım
Ölüm kol gezdi de kefen sarmadım
İnan sadece yazdıklarımdan utandım
Kalemim susmadı hiç susturmadım
Ömrümü harcadım uğruna senin
Kalmasın gençliğin sararıp solsun
O nasıl gitmektir boşaymış sevgin
Bir veda etmedin yazıklar olsun
Zalimden zalimsin vicdanı yoksun
Anadolu'nun bağrından çıkan
Ve en çıldırasıya sıcağının ortasında demlenen bu kadim toprakların çocukları asla sevdiği bir insanı unutmaz.
Unutmanın en baskın olduğu dönemlerde bile asla beyninin kendisini ele geçirmesine izin vermez.
Çünkü unutmak istemediği birileri hep o güzel yerde durmasından kaynaklanan bir savaştır bu,
Eğil dinle sözüm sana
Yanlış yapan bağı solsun
Senden başka sevmem asla
Bu da sana yemin olsun
Sözüm sözdür yemin ettim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!