Ankara Üniversitesi mahzun,
İsmail Miser’i, seveni gitti.
Emekler vermişti çok uzun uzun,
Kurumun yürekten öveni gitti.
Halkla ilişkiler kuran biriydi,
Yerinde onurla duran biriydi.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Sayın Hakan Onur katkınız için teşekkür ederim.
A. Ü. Veteriner Fakültesinde faşist saldırılara rağmen okumaya çalışan ve bu uğurda mücadele eden öğrencilerden biri idim o kanlı yıllar. Akademik kariyerde bir çok Abimiz, Hocamız olmasına rağmen, idari yapıda da bizim bir İsmail Abimiz vardı. Birçoğumuz bunu bilmedi ama ben biliyordum İsmail Abimizin bizim için nelere göğüs gerdiğini. Çocukları ufacık, lojmanı ise kurşun delikleri ile delik deşikti. Faşistler dinamit ve bomba atamasın diye tek katlı evin pencerelerinde kümes teli vardı. Ama yılmadı da, kaçmadı da. Elif Ablam zaten bunu kabul edemezdi. İki küçük çocuğu, eşi ve kendi yaşamını hiçe saydı, inandığı değerlerden bir adım geri düşmedi. İsmail Abim bize bir örnekdi, onun kadar yürekli olmalıydık, oldukta…Olacağız da…
Ömrümün son nefesimde bile O’nu ve Babamı anımsayacağım, “ Ödün vermeyen iki Devrimci”yi…
Aslanlar gibi yaşadılar, Aslanlar gibi “Sır Oldular”…
Anıları “YOL”umda bir örnek ve ışıktır, son nefesime kadar unutmayacağım..!
Sayın Hakan Onur katkınız için teşekkür ederim.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta