Bizim memleketin yarısı dul
Rahmetli Yunus'un karısı dul
İki kız kardeşten sarısı dul
Sevgisiz çocuklar, çok oldu çok.
Memleketten yeni haberler geldi
Antalya'nın dağ yolları çok darmış
İnşallah duyduğum doğru değildir
Şehitlikte şarap içenler varmış.
Böyle aşk görülmedi, Cizre Cizre olalı
Kapıcı Beko küstah, bir o kadar belalı
Girdi seven gençlerin, haince arasına
Hiçbir merhem kar etmez büyük aşk yarasına
Acımasız Beko fitne çıkarır boyuna
Bey vermez kardeşini, Mem'e gelir oyuna
İsrail şeytanın son temsilcisi
Özgür dünya penceresinin isi
Artık çıkıp dur demeli birisi
Dağıt sen Allah'ım dumanı, sisi
Hizaya getirelim şu iblisi.
İnsanlığa hizmetin
En güzel yolu budur
Lösemili çocuklar
LÖSEV''le hayat bulur.
Lösemili kim varsa
Lezzeti Madımağın
Bulgurun, sarımsağın
Yemezsem şaftım kayar
Olurum darmadağın.
Gerektirir emeği
Güneşle barışıktı
Hisleri karışıktı
Gardiyana aşıktı
Hiç özgür olamadı.
Olmaz böyle çelişki
Diyorsun ya 'Mahşere kaldı kavuşmamız,' diye
Yüreğime sokuyorsun kör bıçağı
Sıcaklığına hasret, kokuna vurgun
Gözlerinin kahvesinden içemedikten;
Bu dünyada başkasının olduktan sonra
Mahşere mi kaldı gerçekten
Güz güneşiyle sarardık, kavrulduk
Sen bir tarafa, ben bir tarafa
Kurumuş bir yaprak gibi savrulduk
Biz bu duruma düşecek miydik be
Mahvolduk, kader mi desem
Bilemiyorum, ne diyeyim sana
Üç öğün yerim doğrusu
Üzerine döksek sosu
Koca bir tabak dolusu
Olsa da yesek makarna.
Hazırlansa biraz farklı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!