Babalar sessiz yaşar
İçinde fırtınalar kopar, kopar da
Anlamaz bazen kimse onları
Çırpınır dururlar
Dağ gibidir yürekleri
Hayaller vurur aklının kıyısına
Hayran hayran bakan gözler
Ey nebi hasret sana bu yürekler
Ayrılığın vakti geldi mi şimdi
Sevenlerin bağrı yanar Ey nebi
Acep bir daha nasip olurmu ki
Acıyla yaşıyoruz bugünlerde
Acıyla sözlendik sanki
Gülşenimizde açıyor gönül sancıları
Elem taşıyor sanki imbatları
Zulüm alev alev Müslümanlara düştü
Gözümde mazi, avuçlarımda yıllarım
Nerede masumluğum, nerede çocukluğum
Dağlara fırlattığım seneleri arıyorum
Gerçek aşkla beslenen imbatları
Bir ceylan ürkekliğinde adımladığım yolları
Nerede masumluğum nerede yıllarım
Babalar usul usul ağlarmış,
Evlatların ardındaki dağmış,
İnsan baba olunca,
Babasını anlarmış
Şahidim göz yaşlarına,
Rayiha yüklü meltemlerin dalgalandırdığı
Dalgalandığında gönüllerin sığınağı
Gölgesinde huzur bulunan
Yokluğunu düşünmek bile hazan
Mazlumların müjdecisi al bayrağım
Yürekler buruk, solmuş sanki çiçekler
Ne vakittir camiler garip kalmış
Bir narin sızı işler, yorgun mümin gönüller
Ay geceye şavkırken sineleri hüzün sarmış
Sabahın nurlu ışıkları yansırken pencereye
Uçan dertli kuşlara sorsunlar beni
Yeşil koyaklara doğru savursunlar beni
Sırtımda yüküm, gözlerimde hüznüm
Bilir misin nasıl yorduğunu beni
Yıldızlar ıssız gecede ses verir pürmelalime
Biraz yorgunum ve biraz güçsüz
Yazmak istiyorum
Kelimeler kifayetsiz kalıyor
Düşlüyorum bugüne ve yarına dair
Yaşananları ve yaşanacakları
Gönlümde hüzün türküleri çalıyor
Bir gelinciğin gölgesinde
Düşlerken hayalini
Ay şavkımaya başlar geceye
Reyhan kokulu yapraklar
Esen rüzgârlara savurur kendini
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!