Islığın Barış Tüküsü Şiiri - Mehmet Çoba ...

Mehmet Çobanoğlu
2748

ŞİİR


18

TAKİPÇİ

Islığın Barış Tüküsü

Aras’a eşlik eden Aladağ’da, yorgun bir yolcunun ıslığından
Dökülen sevda, dökülen barış nağmeleri;
Dile dolaşan bitmeyen yanık bir ezgidir.
Her bir sözde,
Her bir dilden,
Dipsiz kuyu derinliğinde;
Devrim harlı
Ateş vurgun.
Avcı pusuda,
Doğanın koynunda
Kınalı bir nazlı keklik can derdinde.
Yol uzun,
Dert çok,
Ölüm de acımasız olsa umut tükenmez bizde.

​Yapraklar dökülüyor olsa da, elbet baharda
Yine coşacak taze tomurcuklar.
Karanlığı yırtan bir şafak vaktinde,
Yürekten
Süzülen o sabırlı sevda,
Islık eşliğinde
Türküleşecek.
Buz kesen ayazda,
Çatlayan dudaklarda biriken ah,
Yarınlara sabah olacak,
Şafak olacak.
Taşın, toprağın diliyle yanarken kaval
İnancın kördüğümünde çözülen,
Sineden kopup gelen hasret, özlenen gün olacak.

Her nefes alıp verildiğinde,
Delice seven yürekte
Coşan sevdadır;
İç yakıp derine oturan,
Hiç durmak bilmeyen
Çığlıktır.
Aras’ın kıyısında hüzün değil,
Büyüyen öfkedir.
Ve
Kürt coğrafyasında
Ateş olup, köz köz parıldayan şafaktır.

Özgürlük ateşi,
Ne bir yıkım, ne bir talandır;
O ateş,
İnsanın insanca yaşama hakkıdır.

Gareso, Pasinler, Karasu Çayı’nın derin vadilerinde,
Karanlığı yırtan bir kıvılcımdır umut.
​Zaman geçer, ses soluksuz kalır;
Lakin o sevda, o barış
Beklenen adalet...
Silinmez birer iz olur.
Özgürlük
Dilden dile dolaşan bir şiir olur.

Belki de kanayan bir ömrün en masum gizeminde,
Güneşten bir müjdeyle gelmeye başlar
O kutlu berrak akış,
O kutlu coşku.
O günü görmeye yeminlidir,
Umut dolu
Gözler;
Karanlığın içinde parlayan yıldız olur, o yorgun yolcuda

​Aladağ’da bir uçurum kıyısında ürkek bir tavşanın
Kaçışıdır;
Zalimden, avcıdan, tazıdan.
Bir de
Çemçe Dağları’nda,
Şahinlerin
Doruklara özgürce kanat vuruşlarıdır.
Kötek Çayı’nda artık yaşanan acı değil;
Bir özgürlük edasıyla
Süzülüp akan
Mutluluk;
Stran, kılam, tilildir artık.
Ermenisi sürgün olmuş,
Türkmeni göç vermiş,
Kürdü inkâr edilmiş;
Bereketli toprakları besleyip,
Sessiz sedasız
Akarken Aras’a,

​Güneş hep doğacak, elbet sis dağılıp gidecek.
Toprağa düşen her tohum
Elbet
Yeniden yeşerecek.
Düşmanlıklar silinip, kinler toprak olurken
Sevgi,
Bu kadim toprakları
Baştan başa saracak.
Umut...
Bir çobanın soluğu,
Bir yolcunun yorgunluğu,
Rüzgârın sesi olmuş.
Bu topraklarda yeşeren
Her çiçek umutlaşacak.
Ne bir damla gözyaşı,
Ne bir ağıt kalacak;
Yarınlara barışın güzelliği akarken o yolcunun ıslığından.

Mehmet Çobanoğlu
08.07.2026
Karaburun

Mehmet Çobanoğlu
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 13:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!