Vücud-u merhamet...
Kenz-i mahfî...
Emanet-i Rabbaanî...
Cihânın kalbi kadın, rûh-u hayattır o nihaan,
Arş-ı Rahmaan'dan inen, nûr-u muazzamdır inan.
Zulmet-i cehli boğan, bir şems-i taabandır o yaar,
Hakk’ın katında adı, "Emanet-i Rahmaan"dır o caan.
Hazret-i Havva ile başladı bu kutlu yol,
Hacer'in sabrıyla dol, Hatice'nin aşkı ol.
Fatıma’nın zühdüyle, parlar o iffet tacı,
Her bir nefesi şifaa, her bir sözü duaacı.
[Cinematic explosion, heavy Reverb]
Cennet ayaklarındadır, kadr-i âlîdir kadın,
Levh-i mahfuzda yazan, ism-i gâlidir kadın!
Şefkat-i deryâ onda, izzet-i mevlâ onda,
Âlemin cevheri o, sırr-ı tecellîdir kadın...
Mekteb-i irfândır o, nesli ihyâ eyleyen,
Medeniyet bağrında, hakkı i’lâ eyleyen.
Zulmün zincirlerini, nezâketle kırandır,
İslam’ın sancağında, şeref ile durandır.
Cennet ayakları altında denmedi boşa,
Avuçları içinde cennet bağlı rızaya,
Hakir gördü kendini güçlü sanan cinsi yaratık,
Kavârîr gibiydi kadın oysa...
Kenz-i mahfî şu içre zaman,
Zulmet-i cehl ne zaman kalkacak dünyadan?
Şeb-i yeldâm, şem-i tâbanım...
Kadr-i âlî gönlüme güneş gibi parlayan.
Kirma o kalbi sakın... (Emanettir...)
İncitme o rûhu sakın... (Zarif bir billurdur...)
Kavârîr... Kavârîr...
Cennet ayaklarındadır, kadr-i âlîdir kadın,
Levh-i mahfuzda yazan, ism-i gâlidir kadın!
Şefkat-i deryâ onda, izzet-i mevlâ onda,
Âlemin cevheri o, sırr-ı tecellîdir kadın...
Şeb-i yeldâm...
Şem-i tâbanım...
Güneş gibi parlayan...
Emanet-i İlâhî...
Kavaariir...
Kırılmasın bu billur... (Emanettir...)
[Vokal melodik bir iç çekişle yükselir]
Şeb-i yeldâ biter...
Şem-i tâban kalır...
Gönül ufkunda bir güneş gibi...
Kenz-i mahfî...
İzzetiyle...
Hürmetiyle...
Vücud-u merhamet...
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 05:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!