Iskelesinden Sonbaharin Şiiri - Seyfi Ka ...

Iskelesinden Sonbaharin

Bittiğinde yaz bahar
Soluksuz ve dur duraksız güzergah geçişinin faslına var sayalımkilerden farzı mahal
Sarkan heybenin ağır aksak yanına yeğnileşerek yerlerde sürüklenen yapraklar gibi
Yorulmuş bir körüğü üfler durur acı yellerin soğuk rüzgarları iskelesinde sonbaharın
Ufuklara derelere dağlara güz doğduğunda ihtiyar tarafına sis çöker duman sarar
Dermandan kesilir mümkünden tükenir koyu gölgeler siner günlük güneşlik müddete
Ki bu devir tunçtan kilden kumdan yumak yumak çilesini ören zuhur zaman kavramının
Ecele kavuşuncaya kadarki hayat ilmeklerini bağlayıp sökerek ıssız çöllere lebi derya çarşı çeşnilerine
Zühre merihler arasında sıralı kainat güzeli zümrüt incisidir dünya
Her sayılı günlerle vadeli ziyaret, yolcusuna kurulu saatleri dolar boşalır
Yol biter
Azık tükenir
Kuru dallarda, asılı iplerde, cansız urbaların solgun yapraklar aynısıyla hüzünhazinden
Heybe sarktıkça çarkta çıkrıkta yol ağırlaşır mevsim ihtiyarlaşır
Er geç ya da tam vaktinde çıkıp gelen poyrazın
Tükenen kavruk ve yanık müddetine kara kış mekikleri sardırmanın dolan vaktini
Bozkırlara
Bozlaklara
Hoyrat yellere
Kenger dağlarına
Gelincik tarlalarına
Navruz derelerine
Sığırcık katarlarına hırçın sulara ve sakin sandallara bu böylesine kutsal bir rüyadır
Yazılımı değişmeyen seyir seyranda her şeyi kendine makbul aşk ile avutup eyleyen
Bu böylesine rüzgardır, bir solukluk can şenliğinin keder çilesiyle hayat sevincine huzur yumakları ören
Bu sayede gün biter gölgeler uzar tavdan geçer yaz ve güz
Pervanesi usuldan aldıkça devran sanki dünyasına kırgın küskünmüş gibi gamlı dertliye kalarak
Akşamın yolunu tutarken göçünü yüklenen gidişler bilip bilmediği sam yellerine
Figan dillerine
Takvimsiz tarihlere
Saklı gizlide sayfa sırası ertelenmiş yazılı kalan dünya gurbetinin biriktiği sürüklenişlerin akışına kapılırak
Nasıl ki tohumdur toprağa, topraksa tohuma, nasıl ki suyadır damla, nasıl ki kozayadır çınar
Öylesine insanadır kabirle kundak, gurbetle dört diyar arası büyülü ve emsalsiz efsane
Günler günleri kovalar, aylar yıllara uzakların postacısı adsız gezginden mektuplarla
Gün döner
Kampana çalar
Sıra dağlardan öte kar ve kış…
Dinmez uslanmaz sızılarda sancısı depreşen sılaya dönüşün ustura kesiği hasret yarasıyla
Ağrıyan arzuhallerinde buralardan göçüp gitmekerin seyir defterleri yanar tutuşur

Seyfi Karaca……Eylül/23

Seyfi Karaca
Kayıt Tarihi : 25.9.2023 12:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!