................İŞİN İÇ YÜZÜ................
Kibirli kulların her an her zaman
Taş atıp başları yarmasıda var
Kaz gelecek yeri bilen cambazın
Kırk yıl sonra hatır sormasıda var
Bunca ahmaklarla yanlış kararın
Sonu felakettir yağmurun karın
Zır cahil insanın bugün ve yarın
Eşeği Niğde'ye sürmeside var
Yanlış kıyılırsa bu nişan akdi
Bu işin içinden çıkamaz Abdi
Tilkinin kümese bir gece vakti
Toprağı eşerek girmeside var
Öyle dertler var ki çoğu derince
Hoşt diye bağırın itler ürünce
Tilkileri yakın yerde görünce
Avcının kendini vurmasıda var
Bu nasıl anlayış bu nasıl lisan
Bahar ayı gibi geçmiyor nisan
Her öğün et yenmez tiksinir insan
Ayran ile yaprak sarmasıda var
Kimisi kağıtta kimi okeyde
Keyf sefa o biçim hanımda beyde
Gizli zenginlerin şehirde köyde
Soğanı ekmeğe dürmeside var
Bekarların evlilerin dulların
Temelinde bozukluk var yolların
Şu yalan dünyada fani kulların
Kendisini üstün görmeside var
Kimseye yenilmez bu aziz ülke
Katiyen değişmez bir daha ilke
Gözü aç insanın mal ile mülke
Gece gündüz kafa yormasıda var
Neler gördük neler dert dünyasında
Korkunç korkunç haberler var basında
Yorulan eşeğin yol ortasında
Bir kaç dakikada durmasıda var
Edirne'den çıkıp yürüsek Kars'a
Namımız duyulur ta burdan Fars'a
İsrail'in renkli ipleri varsa
Türkiye'nin sağlam örmeside var
Hiç düşkün olmadım şöhrete üne
Önem verdim değerlere ve düne
Bugün vaaz verenlerin bir güne
Ayyaşlarla dostluk kurmasıda var
Karaoğlan kulak asma namerde
Lokman hekim çare bulamaz derde
Kuduz köpek gibi her an her yerde
Kulların kullara ürmeside var
KARAOĞLAN
Mehmet Küçükosmanoğlu
24.04.2026
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 18:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Toprağı eşerek girmeside var
Öyle dertler var ki çoğu derince
Hoşt diye bağırın itler ürünce
kelamı uzatmışın az biraz küçükosmanoğlu elden geçirilip temize çekilebilse harika bir deyiş olur... tebrikler...
bizden de size küçük bir hatıra;
trafik
ahtapot ayaklı ve üstünde insanların
ancak kuğu gölü balesi figürleri ile
ilerleyebildikleri bir kent üstgeçidinin,
ömür törpüsü uğultulu ses kirliliği pisliğinden,
kuduz köpekten kaçar gibi kaçıp,
ecdat yadigârı, geniş ve huzurlu ön avlusu
ve bilge sütunları olan,
kibirsiz mimarili bir kamu binasının
önünden geçerken,
bahçe saatine baktım,
09:25
evet günümüz insanlarının,
birbirini arayabilir olduğu güya \medenî\ vakte,
otuzbeş kalaydı ve anladım ki,
hikmetleri bilinmediğinde trafik ışıkları dahi,
sadece aptallaradır…
oysa ki basit arkadaş;
sabırsızlanmadan sükûnetle kırmızıda bekleyip,
yeşilde mutluluk içinde geçeceksin karşıya,
şu kirli sarıya gelince,
hayat onu takmaz ve hazır da olmaz kimse zaten,
ki bir anlıktır…
hayat trafiği var bir de işte hayat trafiği,
örümcek ağından yuvalardaki cinayetler,
kan donduruyor,
kırmızıda…
TÜM YORUMLAR (1)