İşin doğrusu, kimse düşmesin yola,
Resmi bir makama adım atmaya.
Eğer bir de imza, mühür lazımsa,
Belge üstüne belge saymaya,
*
Sorgu sual başlar, inceden ince,
Nedir aslı astarı bu garip işin?
Sanırsın ki suçlusun gizliden gizli,
Tükenir dermanın, sızlar hep dişin.
*
Hele bir de resmi evrak gelirse,
Mühürlü kağıtla, sert bir dille,
Vay haline, dertler peş peşe gelir,
Derde derman ararsın, bin bir hile.
*
Zaten dinlemezler, dökme hiç dil,
Haklı bile olsan, görünür aksi.
Her adımda bir şüphe, bir engel çıkar,
Adalet denen şey bir kör taksi.
*
Sırtını dönsen, ardında dedikodu,
Yalan yanlış haber çabuk yayılır.
Bir tek kusurun varsa dilde dolaşır,
Günahsız olsan da suçlu sayılır.
*
"Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" mış,
Eski sözler hep karşına dikilir.
Sanki herkes bilir doğrusunu,
Masumların üstüne toprak ekilir.
*
Hani sessiz sedasız dursan bir köşede,
Onda bile bulurlar bin bir bahane.
İnsanın yüzüne bakıp karar verirler,
Dillerinde hep asılsız bir efsane.
*
Bir garip hal olur bazen durduk yere,
En ufak mesele büyür dağ gibi.
Gözünün üstünde kaşın var diye,
Aşılmaz bir duvar çıkar sağ gibi.
*
Yanlış anlaşılmalar sıradan bir iş,
İsimler karışır, adresler şaşar.
Doğruyu anlatmak için dilin kurur,
Küçük bir hata boyundan aşar.
*
Kim ister düşmek bu zorlu hallere,
Kapı kapı dolaşıp dert dinletmeye?
Zaten hayat yorucu, yükü çok ağır,
Bir de üstüne çile ekletmeye...
*
Kredi lazım olur, belge isterler,
Dosyalar dolusu imza, pul arar.
Gerçeği görse de gözüyle amir,
Onay için yine tasdikli mal arar.
*
Sınava girenlerin vay haline vay,
Emek verip gecelerce okuyanlar.
Bir de kazandıktan sonrası var işin,
Kefiller, raporlar, dosyalar dolanlar.
*
Her şey bir kurala bağlanmış sıkı,
Esneklik yok, kalıplar hep aynı.
Derdimi anlatsam anlayan çıkar mı,
Çözümsüzlük kaplamış sanki payını.
*
Rapor almak için beklerken sırayı,
Kapıdaki görevli kesilir amir.
Küçücük bir yetki verilmiş ele,
Zannedersin yönetir koskoca şehir.
*
Biraz anlayış olsa, azıcık merhamet,
İnsanlık denen şey kalmış mı ki?
Neden hep zorluk çıkarılır böyle,
Kolaylaştırmak hiç mümkün değil mi ki?
*
Görüşmek için izin almak ne zor,
Kurallar aşılmaz duvar misali.
İyi niyetli biri çıksa karşına,
Belki değişir insanın biraz hali.
*
Hastane kapıları ayrı bir dert,
Ziyaret etmek bile bir mesele.
Elbet vardır bir kuralı, nedeni,
Ama bu kadar katılık çok acele.
*
Kimi yerler var ki, girilmez asla,
Bekçisi sanır kendini padişah.
Küçük bir iş için günlerce beklersin,
Ağzından dökülür bin bir eyvah.
*
Bazen bir görevli tutturur inadı,
Emir böyle diyerek geçit vermez.
Nuh der peygamber demez, dinlemez söz,
Anlatırsın derdini ama o görmez.
*
Herkesin bir makamı, bir rolü var,
Kimisi sert mizaçlı, kimisi uysal.
Ayrıcalık tanınır bazen tanıdığa,
Geride kalanlar çeker hep vebal.
*
Tabii genellemek haksızlık olur,
İyisi de var mutlaka, kötüsü de.
Zorluk çıkaranların yanı sıra,
İşini severek yapan sürüsü de.
*
Sıraya girmek ayrı bir çile,
Kılık kıyafete laf eden çıkar.
Biraz da anlayış olsa şu dilde,
Eksik arayan gözler ne çabuk sıkar.
*
Otorite gelince sus pus olur herkes,
Az önce bağıranlar el pençe durur.
Korku mudur, saygı mı bilinmez pek,
Bir anda değişir bütün bir şuur.
*
Sanırsın ki her şey mükemmel işler,
Görünürde herkes görevinin başında.
Ama işin iç yüzü pek de öyle değil,
Zorluklar gizlenir her adım atışında.
*
Özgürlük gibisi var mı dünyada,
Bir masaya bağlı kalmak ne ağır.
Her gün aynı saatte aynı yerde,
Ruhun daralır, olursun sağır.
*
Arkadaş dediğin bazen rakip olur,
Fırsat kollar, ayağını kaydırmaya.
İyi iş yapsan göze batarsın hemen,
Çalışırlar başarını hep saydırmaya.
*
Sabit bir maaş için çekilir mi bu,
Her gün aynı stres, aynı koşuşturma.
Dışarıdan bakana kolay görünür,
İçine girince başlar yokuş durma.
Kayıt Tarihi : 9.07.2026 10:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!