Öyle bir eşikte duruyorum ki şimdi,
Ne gitmek mümkün, ne olduğum yerde kalmak.
Seni sevmek;
Gece yarısı ansızın açan bir kır çiçeği sessizliği,
Hiç gidilmemiş yolların haritasız heyecanı gibi.
Avuçlarımda birikmiş bir dünya gökyüzü,
Hangi yana baksam senin yüzünün izdüşümü.
Gözlerin;
Bütün dillerin sustuğu o derin uçurum,
Bütün fırtınaların dindiği o kuytu liman.
Hiçbir kurala sığmıyor kalbimin vuruşu,
Kafiyeler dar geliyor artık bu yangına.
Ben seni,
Kitapların yazmadığı bir lisanla,
Henüz keşfedilmemiş bir renk gibi,
Ve sanki evrenin ilk günüymüşçesine seviyorum.
Rüzgarın yönü değişiyor,
Mevsimler birbirine karışıyor,
Ama senin bendeki yerin;
Zamanın çok ötesinde,
Hücrelerime işlenmiş bir kader gibi taze.
Sadece dur ve dinle kalbimi,
Sözlerin bittiği yerde,
Sessizliğin başladığı o en kuytu köşede,
Hâlâ senin adın yankılanıyor...
Hasan Belek
04 02 2026- Akçay
Kayıt Tarihi : 3.2.2026 20:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)