Geceye düşmüş; tüm ezberleri bozmuş bir deliyim...
Sabaha kollarını açmış, gün ışığına koşar gibi,
Koşuyorum zamanın derin dehlizlerine doğru.
Gülüşlerini kaybetmiş, gamzesi çukur çocukların dudak büzüşünde üşüdüm.
Çıplak gerçeklerin ayak izleri'nde yürüdüm.
Düşlerin arka sokağında vurulan, sevdaların kırık aynasıyım.
İçinde yara almış, yenilgiye uğramış savaşların tanığıyım.
Yaralı serçelerin;
Göğün tutsak maviliklerine kucak açan,
serseri bir mayınım!
Ellerinden tuttuğum hayatın,
çelme taktığı, umutları yaralı bir meçhulüm.
Şiirlerden başına taç yapmış,
imgelerin vurucu metaforuyum.
Türkü nakaratlarında tekrarı yapılan, ahengin uyumuyum.
Duvarda asılan tablonun,
renklerinden çalınmış kaçak bir eserim.
Ne zaman umuda kucak actıysam,
tuzak kurulu yollara takılıp düşerim.
İllegal güzelliklere, legal vurgun yapmış yürek otağım.
Yasakların izdüşümü yollara kurulu uzaklıklarına düştüm.
Adresi belirsiz , ağzı kapalı yollanamayan bir mektup gibiyim.
Okumayı-okutulmayı bekleyen kim bilir sayısı belli olmayan;
Kaç kitap-sızım, kitap-sızın öyküsü var!?.
Kaç şiir imgesiz dillerin kayıp anahtarı gibi ,
Kaç şiir isimsiz kalmış, edebiyatın kalbinde dilsiz...
Ben kayıp bir şiirim, yârin gönlünden bilinmezlikliklere sürgün yemiş...
Kayıt Tarihi : 3.05.2021 23:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!