Kirli bir sis, yayıldı sokaklara,
Kara zehir, bulaştı ufuklara,
Nefesleri kesen, o gaz bulutu,
Sisler çöktü, tertemiz bulutlara.
*
Bayılttı o gazlar, bütün canları,
Çirkinlikler sardı, hep dört yanları.
Temiz hava kalmadı, şu evrende,
Uyuttular, masumca yatanları.
*
Caddelere çökmüş, ziftin karası,
Kapanmıyor toprağın, hiç yarası,
Çalgıcılar çalar, sahte besteler,
Çok karanlık, gecenin tam ortası.
*
Zehir kusan bacalar, tütecektir,
Kargalar da, yuvadan gidecektir.
Toprakları deldiler, çıkar için,
Tabiat hep, isyanlar edecektir.
*
Basitliği aramak, kör duygudur,
Amacım, daima çok doğrudur,
Ay yüzeyine, varırsam oradan,
Beklentimse, uzayda bir korkudur.
*
Kaynayan sular ve saklı tohumlar,
Yeşerecek elbet, tatlı yudumlar,
Zihnimin içinde, büyük telaşlar,
İlgiyle atılıyor hep, adımlar.
*
Bordo renkli sisler sardı, evreni,
Eskilerden miras, rüya bedeni,
Acemi bir tayfa var, gemilerde,
Aktörler çizer, mızrakla nedeni.
*
Efsaneden bile, fazla yapaydır,
Eski yıllara göre, bir alaydır,
Geçmişteki yıllar, çok samimidir,
Gerçekleri gizlemek, bir halaydır.
*
İnsanlar yuvada, huzurla yatsın,
Eski usta, sanatını hep satsın,
Hüzünlü çağlarla, açıldı ara,
Oymalı ahşaplar, şöhretler yapsın.
*
Eserleri sattılar hep, tüccara,
Dehayı da, verdiler o pazara,
Çıkıyor devasa hanlar, göklere,
Sarı saray, sığar mı o taşlara.
*
Yiyin siz hepsini, epey şımarın,
Sahte mutluluklar ile, avunun,
Kati sağlam değil, bastığın o yer,
Boş yere ağlayıp, boşa savunun.
*
Bakıştık şuurun arefesinde,
Sabahın o, en serin nefesinde,
Daha bitmedi, bu zorlu yolculuk,
Hızlı gemilerin, pervanesinde.
*
Uçurtma uçurup, pedallar sürer,
Temiz araçlar, her çizgiye girer,
Doğrulun, batıda santral kapandı,
Havanın gücüyle, çarklar hep döner.
*
Kara maden biter, temizlenir kir,
Kalkan tabakası, şifalar verir,
Göründü ufukta, minik bir ışık,
Kutular içinde, zehirler erir.
*
Uzaktan bir cam kap, geldi karaya,
Parlak martılar da, indi oraya,
Bizim kaderimiz, epey büyüktür,
İlaç olacağız, biz bu yaraya.
*
Siyah kaynak dolu, diyar değiliz,
Haricinde olduk biz, kime deriz,
Belki de sevinçle, dik durmalıyız,
Maziyi aramayı, hep deneriz.
*
Karadan, zehirden kopabiliriz,
Karamsar olmadan, yenebiliriz,
Sağanak yağışta, alet sarsılır,
Kiri, arkamızda koyabiliriz.
*
Tırlar hiç kalmayıp, araçlar uçar,
Devasa firmayı, insanlar yıkar,
Kötülük azalır, alem canlanır,
Küre şifa bulup da, şaha kalkar.
*
Tatlı üretene, vakit gelmiştir,
Onlar havalansa, evren dönmüştür,
Fikredildiğinde, tatlı bir iş bu,
Karanlık olan, tüm heves sönmüştür.
*
Köklü model ışık yanar, her yanda,
Yuvarlak çemberler, durur zamanda,
Güçlü iki binek çek, altına sür,
Geçmiş oyuncaklar, kalmaz ki handa.
*
Parlayan o yıldız, sual hiç etmez,
Olanı biteni, kafaya takmaz,
Aydınlatır bizi, sonsuz ışıkla,
İçindeki alev, durmaz tükenmez.
*
Kaynağın bitişi, usulca başlar,
İnsanlık uykuda, rüyayı tuşlar,
Uçanlar yönelir, taze güllere,
Tatlı üretmek, çok derinden başlar.
*
Sevginin temeli, elbet bulunur,
Korunun neşesi, böyle solunur,
Neşeli ötüşler, başlar kırlarda,
Mutluluk hissiyle, hayat korunur.
*
Güller patlasın hep, soğuk gelince,
Girişler açılsın, meltem esince,
Beyazlık çoğalsın, tepeyi aşsın,
Ağaçlar çoğalsın, toprak gülünce.
*
Uçsuz bozkır vardır, ıssız yerlerde,
Bükülen bir iz var, serin eser de,
Bekçiler orada, nöbet tutuyor,
Siyahtan kopanlar, devadır derde.
*
Sallanırdı boşluk, kaynar zeminler,
Kara sıvı bitti, uçtu yeminler,
Tazeler kendini, çorak vadiler,
Bozkıra varacak, en alt kesimler.
*
Şu mekanı, meşhur sahra sananlar,
Kavrulucu sıcak izden, sapanlar,
Gezginler uğramaz, inan buraya,
Uyanmış bakıyor, burda insanlar.
*
Çorak vadi değil, bozkır mekanı,
İyileşecek hep, yaralı yanı,
Bozkırın ortası, yeşil kalacak,
Sevgiyle dolacak, o ilk zamanı.
*
Kuruyan ağaçlar, yaprak açacak,
Bu kirli havalar, çekip kaçacak,
Toprağın bedeni, nefes alırken,
Gökyüzü üstüne, ışık saçacak.
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 13:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!